“Bugüne kadar ÖSS’de hangi konu hiç soru olarak sorulmadı?” sorusunun doÄŸru cevabını bilmek o kadar da kolay deÄŸil.
Çünkü cevap oldukça ÅŸaşırtıcı ve aynı zamanda bir zihniyetin yansımasını göstermesi bakımından dikkat çekici. Sorunun doÄŸru cevabını Türk edebiyatı Dergisi’nin Mart ayı sayısında Kamil yeÅŸil vermiÅŸ… Bugüne kadar ÖSYM İstiklal Marşı’yla ilgili hiçbir soru sormamış… Bütün ders kitaplarının ilk sayfasında yer alan, her milli ve özel günde okunan, hayatın içinde olan İstiklal Marşı ne yazık ki Öğrenci Seçme ve YerleÅŸtirme Merkezi (ÖSYM) tarafından sınavlarda görmezden gelinmiÅŸ. Peki bir milletin yazdığı destanı kaleme döken büyük ÅŸairle ilgili durum ne? Onun da cevabı hiç iç açıcı deÄŸil. Mehmet Akif Ersoy’la ilgili de 1976 yılından beri bir tek soru çıkmış ÖSS’de.. Ersoy’un muhteÅŸem kitabı Safahat’la ilgili de hiç soru çıkmamış… İşte ÖSYM’deki çarpık zihniyeti ortaya çıkaran o yazı…
ÖSYM’den İstiklal Marşı’na ve Mehmet Akif´e Tavır (mı ?)
Elimde Türkçe ve Edebiyat dersleri ile ilgili olarak “Konularına Göre DüzenlenmiÅŸ 42 Yılın (1966-2007) ÜSS-ÖYS-ÖSS Soruları ve Tam Çözümleri” adında bir kitap var.* Bu kitap diÄŸer dersler için de düzenlenmiÅŸ ve yayımlanmış.
Kitabı inceledikten sonra anladım ki ÖSYM tarafından yapılan sınavlar sadece bir puan alma ve rakibi eleme görevi yapmıyor; aynı zamanda bazı deÄŸerlerin öne çıkarılmasına veya üstünün örtülmesine de yarıyor. Bunun en bariz örneÄŸi İstiklal Marşı’dır. BilindiÄŸi gibi, sadece Türk milli eÄŸitim sisteminin deÄŸil, Türk devletinin de en önemli metinlerden biridir İstiklal Marşı. Bütün ders kitapları İstiklal Marşı ile açılır. Bütün devlet dairelerinde yazılı metin olarak asılıdır. EÄŸitim, İstiklal Marşı ile baÅŸlar ve kapanır. İstiklal Marşı’nın kabulünün yıldönümlerinde devlet erkanı tarafından merasimler düzenlenir. Uluslar arası yarışmalarda birinci olmanın getirilerinden biri de bayrağımızı göndere çektirmek ve İstiklal Marşımızı okutmak, katılan bütün devlet ve millet temsilcilerini onun önünde ayaÄŸa kaldırmaktır. Ve bununla gurur duyarız. Bir toplantıda İstiklal Marşı’nın okunmaması, yanlış söylenmesi skandal olarak verilir televizyonlarda ve gazetelerde.
İstiklal Marşı düz bir ÅŸiir deÄŸildir, o edebi bir ÅŸaheserdir. Sanat metni olarak üzerinde yüzlerce yazı yazılmıştır, ÅŸerhler yapılmıştır. Yapısı, sesi, ahenk ögeleri, edebi sanatları, dili ve geleneÄŸi, teması ve temayı ele alış bakımından kaynaÅŸmış metin örneÄŸi Türk ÅŸiirinde sayılıdır. Bu baÅŸarıyı gösteren en önemli metinlerden biridir İstiklal Marşı. İlköğretimden fakülte eÄŸitimine kadar öğrencilerin bilgi ve algı düzeyine göre deÄŸiÅŸik yönleriyle ele alınan İstiklal Marşı’nın taşıdığı ruh, öncelikle lise ve dengi okullarda okuyan öğrencilere kazandırılır, çünkü memleket onlara emanet edilecektir.
Liselerde kazandırılan bu bilgilerin ölçüldüğü en önemli sınavlardan biri olarak ÖSYM’nin yürüttüğü ÖSS, bugün okullarımızda ve dershanelerimizdeki ders iÅŸleyiÅŸini ve konu dağılımını belirleyen en önemli merkezdir. Çünkü dershaneler ve özel yayıncılar ÖSYM’nin hazırladığı sorulara ve konu dağılımına bakarak bir program belirliyor. Buna göre soru taraması yapılıyor, nelere ağırlık verilmiÅŸ, hangi konulara kaç senede bir yer verilmiÅŸ, hangi konulara hiç yer verilmemiÅŸ; bütün bunlar tespit ediliyor ve öğrenciler bunun üzerinden yetiÅŸtiriliyor. Dolayısıyla ÖSYM bu ülkede MEB müfredatının öğretilmesinde önemli bir rol, pay ve sorumluluk sahibidir. Diyelim ki bu sınavlarda peÅŸ peÅŸe iki yıl İstiklal Marşı’yla ilgili soru yöneltilsin, onu izleyen yıl hemen bütün öğretmenler ve dershaneler bu konuda özel çalışmalar yapar, sorular geliÅŸtirir. Bu çalışma aynı zamanda ÅŸaire, döneme, İstiklal Marşı’ndaki estetiÄŸe ve zihniyete dikkati çekeceÄŸi için, sınav vesilesi ile gençlerimiz milli bir duyarlık sahibi olur. Pekiyi, ÖSS, ÜSS vs. tarihi boyunca İstiklal Marşı ile ilgili kaç soru sorulmuÅŸ biliyor musunuz? İki (?), üç (?), beÅŸ (?) yoksa yedi (?)…Bilemediniz. Ben söyleyeyim. 42 yıldır bu ülkenin çocuklarına İstiklal Marşı ile ilgili olarak hiçbir soru sorulmamış.
Elimdeki kaynak; yanlış söylemiyorsa �yanlış söylemediÄŸine kaniim, çünkü yayınevi bu soruları ÖSYM’den telif ödeyerek almış- 42 yıldır İstiklal Marşı ile ilgili bir tek soru sorulmadığını söylüyor gençlere. Siz olsaydınız ne düşünürdünüz?
Bu durum sadece bir ihmal ile izah edilebilir mi? Biz gene iyi niyetimizi koruyalım ve 42 yıllık bir ihmale ihtimal verelim.
Mehmet Akif, İstiklal Marşı’ndan daha ÅŸanslı. Mehmet Akif’i “Mehmet Akif” yapan ÅŸiirlerin önemlisi İstiklal Marşı ile ilgili soru yok; ama kendisiyle ilgili baÅŸka sorular var. Hemen belirtelim ki bu sorular birbirine çok benziyor ve ağırlıklı olarak 60′lı ve 70′li yıllara ait.
Dökümü şöyle yapabiliriz:
1976′dan 1991′e kadar Mehmet Akif’le ilgili hiç soru sorulmamış. On beÅŸ yıl aradan sonra (1991′de) 1 soru sorulmuÅŸ. On yedi yıldan beri Mehmet Akif hakkında hiçbir soru yok.
Sadece Türk edebiyatının deÄŸil; Milli Mücadele’nin ve düşünce dünyasının da en önemli aktörlerden ve deÄŸerlerinden biri olan Mehmet Akif Ersoy, acaba öğrencilerin önüne hangi baÄŸlamda sorular içinde getiriliyor?
Bu soruları yazmayacağım. Ama içeriğinden bahsedeceğim.
1. Mehmet Akif, 42 yılda 12 soruya konu edilmiÅŸ ama bunlardan bazıları doÄŸrudan Mehmet Akif’le ilgili deÄŸil. Mehmet Akif, bu sorularda yanlış veya yanıltıcı seçeneklerden biri olarak geçmektedir.
2. Sorulan sorular ağırlıklı olarak 60′lı ve 70′li yıllara ait.
3.1976′dan 1991′e kadar Mehmet Akif’le ilgili hiçbir soru sorulmamış. On beÅŸ yıl aradan sonra 1 soru sorulmuÅŸ; 17 yıl aradan sonra hâlâ soru yok.
4. ÖSS tarihinde bu zamana kadar İstiklal Marşı ve Safahat ile ilgili hiçbir soru sorulmamış.
Anayasal bir metin olarak ilk okul birinci sınıftan itibaren haftada iki defa İstiklal Marşı okuyan öğrencilerin 10 kıtasını kolayca ezberlemelerine ve yarışmalarda devlet büyüklerini aÄŸlatmalarına raÄŸmen İstiklal Marşı ile ilgili tek bir soru ile karşılaÅŸmamaları sizce de garip deÄŸil mi? Acaba bu ne anlama geliyor? EÄŸer bir kasıt yoksa çok büyük bir kayıtsızlıkla karşı karşıya olduÄŸumuzu söylemeliyiz. Acaba bu soruları hazırlayan insanlar bu kadar unutkan olabilir mi? Yoksa özel bir tavır mı var sorusunu sormakta haksız mıyız? Acaba bu tavır ile Türkiye’nin yöneldiÄŸi AB arasında bir ilgi var mı, olabilir mi böyle bir ÅŸey? Yoksa, Mehmet Akif ve İstiklal Marşı’na karşı bir planla mı karşı karşıyayız? Bunu yetkililere ve kamuoyuna havale ederek diyoruz ki eÄŸer bu ülkede Mehmet Akif’e ve İstiklal Marşı’na karşı bir kayıtsızlık varsa ve “soruların hazırlanmasında müfredatın tümü göz önünde bulundurulur ve ölçümde konu dağılımının eÅŸit olmasına dikkat edilir” hükmüne raÄŸmen böyle bir iÅŸlemle karşı karşıya isek bundan ne anlamalıyız? İhmal mi, kasıt mı?
ÖSYM sadece müfredatın kazandırılmasında deÄŸil, öyle anlaşılıyor ki bazı yazar ve ÅŸairlerin ve hatta Anayasal bir deÄŸer olan İstiklal Marşı’nın kavratılmasında/kavratılmamasında da pay sahibidir ve sorumluluk altındadır. Ayrıca Türk Edebiyatı’nın yeni programında Necip Fazıl, Sezai Karakoç, Cahit ZarifoÄŸlu, İsmet Özel, Erdem Bayazıt, Rasim Özdenören, Mustafa Kutlu gibi yazar ve ÅŸairlerimize de yer verilmiÅŸtir. Bundan böyle İstiklal Marşı ve Mehmet Akif’e karşı gösterilen bu tavır, daha doÄŸrusu bu ilgisizlik devam edecekse, talebelerin karşılaÅŸacakları sorular bellidir. Çünkü bu anlayış, yeni programda kendilerine yer verilen Nazım Hikmet’i, Ahmet Oktay’ı, Yusuf Atılgan’ı, OÄŸuz Atay’ı, Nezihe Meriç’i, Hilmi Yavuz’u, Ferit Edgü’yü, Attila İlhan’ı, İlhan Berk’i, Cemal Süreya’yı, Edip Cansever’i, Ataol BehramoÄŸlu’nu, Refik DurbaÅŸ’ı, Süreyya Berfe’yi, Nihat Behram’ı, Sadri Ertem’i, Fakir Baykurt’u, Vüs’at O. Bener’i, Bilge Karasu’yu, Adalet AÄŸaoÄŸlu’nu, Orhan Pamuk’u, Füruzan’ı öne çıkaracak ve fakat Mehmet Akif ve onun izinden gidenleri görmezden gelebilecek demektir.
Bahsedilen yeni programların yapımında, yayımında, düzeltisinde, tanıtımında emeğimiz geçti. Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki bu programlar Türk edebiyatı eğitimi için büyük bir değişiklik ve devrim mesabesindedir. Ancak baştan beri tekrar tekrar belirttiğimiz gibi programın içeriği ve kazanımları bir bütün olarak ele alınmazsa bu programdan beklenen sonuç hasıl olmayacaktır.
Müfredatın görünüşte MEB tarafından belirlenmesine raÄŸmen bilgi olarak kazandırılmasında ÖSYM’nin daha etkili olduÄŸunu gösterme babında ÅŸunları söyleyebiliriz.
BilindiÄŸi gibi; 2006′dan önceki sınavlarda sözel ve sayısal bölümler tek baÅŸlıkta toplanmıştı ve sistem, lise müfredatında yer alan bazı konuları içermiyordu. Fakültelerden ve bazı öğretim üyelerinden, üniversitelere yerleÅŸen öğrencilerin dört iÅŸlemi bilmediÄŸinden tutunuz; lisede öğrenmesi gereken bazı temel bilgilerden haberdar olmadıklarına dair ÅŸikayetlerin artması üzerine sistem deÄŸiÅŸtirildi ve : BİRİNCİ BÖLÜM Türkçe Testi (Tür) Sosyal Bilimler�1 Testi (Sos�1) Matematik�1 Testi (Mat�1) Fen Bilimleri�1 Testi (Fen�1) İKİNCİ BÖLÜM Edebiyat�Sosyal Bilimler Testi (Ed�Sos) Sosyal Bilimler�2 Testi (Sos�2) Matematik�2 Testi (Mat�2) Fen Bilimleri�2 Testi (Fen�2) ÅŸekline getirildi. Bu sistemle daha önceki sınavlarda öğrencilere sorulmayan yeni konular ilave edildi. Neden bahsediyoruz? 2006′ya kadar liselerde müfredatın bazı konuları ya hiç iÅŸlenmiyordu ya da üstün körü ele alınıyordu. Zira bu konulara zaman ayırmak boÅŸuna idi, bu iÅŸlevsel deÄŸildi, çünkü ÖSS’de çıkmıyordu. Eklenen yeni konulardan mahrum olarak liselerden mezun olan öğrenciler, sistem deÄŸiÅŸince atladıkları bu konuları öğrenmek için dershanelere ve özel eÄŸiticilere koÅŸtu geçtiÄŸimiz iki yılda.
Buradan açıkça anlaşılmaktadır ki liselerin müfredatını, ders araç ve gereçlerini her ne kadar MEB belirlemekte ise de bu programları “kazandırmak” sınavlara baÄŸlı olarak ÖSYM’ye bırakılmıştır. BaÅŸlangıçta böyle bir amaç olmamasına raÄŸmen sistemin geldiÄŸi yer burasıdır. O kadar ki öğrenciler ve veliler sırf ÖSS’de soru olarak çıkmıyor diye Din Kültürü ve Ahlak Dersini lüzumsuz bir ders olarak telakki etmektedir. EndiÅŸemiz odur ki bundan böyle ÖSYM’nin bu zamana kadar izlediÄŸi çizgi deÄŸiÅŸmezse Türk edebiyatında bazı yazar ve ÅŸairler üzerinde ya hiç durulmayacak ya da üstün körü geçilecektir. Ki bu kiÅŸilerin başında maalesef Mehmet Akif ve eseri İstiklal Marşı var.
Özetle; ÖSYM bundan sonra, yeni ve yürürlükte olan programlara göre ölçme yapmalıdır ve bu ölçmede konu dağılımlarının yanında, milletimizin geleceÄŸi için İstiklal Marşı, Safahat ve Mehmet Akif gibi deÄŸerler üzerinde ısrarla durmalıdır. EÄŸer 2009 yılı sınav sorularının hazırlanmasında Türk Edebiyatı’nın yeni programı dikkate alınmazsa liselerde bu program kadük kalacaktır. Görülüyor ki ÖSYM eli ile kotarılan ÖSS Türkiye’de müfredatın saÄŸlıklı iÅŸlenmesinde pay ve sorumluluk sahibidir.
Türk Edebiyatı Dergisi / Mart 2009 Kamil Yeşil
http://www.mehmedakifersoy.com/iste-osymnin-carpik-zihniyeti/